Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek ve Hür, Ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine...

Misak-i Milli içinde...

Site Menüsü
Saat
Site Haritası

Anasayfa

Üniversite giriş sınavları yaklaşıyor. Herkesin kafasında hedef olarak belirlediği bir üniversite ve bu üniversiteyi belirlerken kullandığı kriterler mutlaka vardır. Son senelerde üniversiteler kendilerine öğrenci çekebilmek için uluslararası çeşitli üniversite sıralamalarını da kullanmaya başladılar. Sizlere bir akademisyenin gözünden bu sıralamalara neden itibar etmemeniz gerektiğini anlatmaya çalışacağım bugün.
Ülkemizde bu tür konularda çıkan krizlerin esas nedeni, devlet organlarının bazen bilinçli olarak, bazen de demokrasi ve hukuk devleti bakımından gerekli bilgi ve zihniyete sahip olunmadığından bilinçsiz olarak, halkın tercihlerine çeşitli şekillerde müdahale etmeleridir. Kanuni düzenlemelerin bu müdahalelerin gerekçesi veya aracı olarak kullanıldığına sık sık tanık oluruz.
29.03.2012
21.02.2012
Mustafa Kemal Atatürk’ün ardından çeşitli zamanlarda dünyanın hemen her ülkesinde politikacılar, yazarlar, şairler, düşünürler övgü dolu açıklamalar yaptılar. Türkiye’deki bazı cahil tetikçi misyonerler aşağıdaki açıklamaları okurlarsa belki yüzleri biraz olsun kızarır.
“2013 yılı bir yap - kır yılı olacak”... IMF İcra Direktörü Christine Lagarde,Dünya Ekonomi Forumu yıllık toplantısında 2013 yılını bu şekilde tasvir etmekteydi. Küresel kriz altıncı yılını doldururken IMF Direktörü’nün bir anlamda “Tamam mı? Devam mı?” noktasına ulaşarak vurguladığı “yap-kır” (make and break) kavramı 2013’ün deneme-yanılmayla geçeceğini anımsatmakta. 2013 yeni arayışların, yeni politikaların, yeni kurumların (yani yeni “yap”ların) geliştirilmesi yanında, eski dogmaların, eski kurumların, eski fetişlerin (yani“kır”ların) birlikte yaşandığı bir yıl olacak.
11.11.2011
27.02.2013
HALK DİYANETLE, GENÇLİK İMAM HATİPLE UYUŞTURULUYOR AKP kadroları için "Bunlar İslamcı değil, muhafazakar; Demirel gibi, Çiller gibi insanlardır. Bunlar İslamcı da olamaz. Eğer rant kokusu almasalar 3 kilometre bile yol yapmazlar" diyen Eliaçık, "İmam Hatiplerde okutulan müfredat, dinin Emevi yüzüdür. Öğretilen dinin 'Afyon' yüzüdür. Halk diyanet yoluyla, gençlik ise İmam Hatipler yoluyla uyuşturuluyor. İmam Hatiplerin ve müfredatının kökten sorgulanması gerekiyor"dedi.
Dün, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 32’nci, 12 Eylül 2010 Anayasa-Yargı referandumunun 2’nci yıldönümüydü. “Türkiye’nin Sorunu” açısından tarihimizdeki bu iki 12 Eylül olayının da sorumluluğu büyüktür: Birinci 12 Eylül, 12 Eylül 1980 darbesi, birkaç açıdan “Türkiye’nin Sorununun” büyümesine katkıda bulunmuştur:
21.09.2012
13.09.2012
Pırıl pırıl yirmi beş evladımızın ölümünden sonra o şehre giden ve konumu gereği bir numaralı sorumlu olması gereken Genelkurmay Başkanı, bir başsağlığı bile dilemeden “Konuşmayacağım. Herşey ortada” diyorsa ve devletin valisi bu felakete aldırmadan konuğuna kilim ve kaymak hediye edebiliyorsa o ülke için alarm çanları çalıyor demektir. Aslında bu çanlar uzun zamandır çalıyor ama duyan yok. Şimdi Uludere’de ne oldu, uçağımızı kim düşürdü, Şemdinli’de gerçek durum nedir, Hatay’daki kamplarda neler oluyor gibi üstü örtülen cevapsız sorulara bir de cephanelik katliamı eklendi.
Bugün yakın tarihimizin en uğursuz günlerinden birinin yıldönümü. 32 yıl önce bugün toplumumuzun geleceğine, askeri yetenekleri kendi halkına silah çekmekle sınırlı, ABD’deki kukla oynatıcılarının “bizim oğlanlar” dedikleri bir orgeneraller çetesi tarafından ipotek konuldu. Türkiye bu faşist çetenin ve sivil payandalarının eliyle, insanların her türlü aşağılanmayla, hakaretle, korkuyla karşı karşıya kaldığı bir açık cezaevine dönüştürüldü.
13.09.2012
12.09.2012
Önce Diyarbakır’a geldim. Şırnak’a gidebilmem için Cizre’ye, oradan başka bir araçla Şırnak’a gitmem gerektiğini öğrendim. Karayoluyla gitmekten vazgeçtim. Diyarbakır kolordu’da üç-dört gün helikopter bekledim. Sonunda Sikorsky’yle hareket ettim.
Küçük ve azgelişmiş ülkeler ise “Bu coğrafyanın kaderi”, “Emperyalizmin, dış ve iç düşmanların oyunları”, “Bu yöneticilerle bu kadar oluyor”, “Bu halkla bu kadar oluyor”, “Bizim zaten gücümüz ne ki” diye, aslında hepsi bir ölçüde doğru da olabilecek ama sorumluluğu yöneticilerden başkalarına atan sloganlarla avunur, bunların oluşturduğu fırtınalar önünde sürüklenir gider.
04.09.2012
29.08.2012
... 18 ...

   MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün GÜNLÜĞÜNDEN

Tarihte bugün Atamızın faaliyetleri için ve merak ettiğiniz her gün için lütfen tıklayınız.

Atatürk takvimi, portre ve slaytları için lütfen tıklayınız.

  

             


SİGORTA GÜNDEM
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam162
Toplam Ziyaret1273810
Takvim
Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar37.820037.9715
Euro41.682341.8494
Üyelik Girişi